Archive for Mart, 2011

19 MART DOLUNAYI VE LİLİTH

Pazar, Mart 13th, 2011


Mart ayının Dolunayında  Güneş, Uranüs ve Lilith birleşerek  oluşturacakları yüksek enerjiyle Scheat sabit yıldızından da  güç alarak Ay’a meydan okuyacaklar.

Daha önce bir çok kez üzerinden geçmiştik Scheat ile ilgili.Pegasus takımyıldızında en can sıkıcı sabitlerden biridir diye bahsetmiştik. Evet tehlikeli bir ünü vardır  ama Merkür’ün üst oktavı olan Uranüs’ün bir çok kalitesini de kendinde taşıyan üstün zeka ve düşünce gücüne sahiptir fakat  bazen aşırı ve gereksiz gururun kurbanı olabilir.

Bu karşıtlığa kare açı yaparak duygusal provokasyon işlevi gören Ay düğümlerini unutmamak gerekir.

Ay düğümleri ruh ile fiziksel beden arasındaki bağdır. Ruhsal tekamül ve insiyatik aydınlanmanın simgesidir. Bu dünya formunda tekrar doğarken aynı topluluğa dahil olan  insanlar arasındaki psişik irtibatlarla alakalıdır. Yay/İkizler aksındaki Düğümlerin Ay- Güneş karşıtlığına yaptıkları kare açının çok büyük bir anlamı olduğunu düşünüyorum.

Güney Ay Düğümünün Polaris sabit yıldızı ile olan birlikteliği kendimizi geleceğe doğru yönlendirmemizi ve doğru yönü bulmamızı gerekli kılıyor. Polaris yön bulmakla alakalıdır ama hem Ay’a hem de Lilith ve Uranüs’le kavuşum halinde olan Güneş’e kare açı yapıyor. Bu enerji kişileri ne yöne gideceğini bilmez bir halde hissettirecek büyük bir ihtimalle.

Ve şimdi Lilith Uranüs’le kavuşuyor   Güneşle birlikte.

Güneş eril güçtür. Erkekleri, baba figürünü ve  devletin başındakileri temsil eder. Ay ise kadınlardır duygulardır  annedir. Toplumda ise halktır.

Erkeler ve devletin başındakiler  özgür, kendisini göstermekten çekinmeyen ve zarar vermeye müsait kadınlarla ilişkiye girerek diğer kadınlara ,topluma ve duygulara karşı gelmesini mi anlatıyor acaba bu Dolunay.

Yoksa yıllardır duygularını ve kendisini kapamış kadınların erkeklerinde desteğini alarak dışarıya çıkaracakları özgürlük isyanını  mı anlatıyor.

Her şekilde de kadınlar ön planda. Zarar veren ve zarar gören kadınlar.

Ay –Neptün arasında 150 derecelik açı, iyilik meleği gibi herkese yardım etmeye çalışan  ve bu uğurda kendini tüketen evdeki  kadınlarının çabalarının boşunalığını gösteriyor. Çünkü erkeğin yanında cinselliği kullanan gücünü bunun üzerine yoğunlaştırmış kadınlar var.

LİLİTH;

Ve başlangıçta Havva’dan önce Lilith vardı. Adem’in ilk karısı. Gizemli ve baştan çıkarıcı. Kanatları olan ateşli, tahrik edici karaktere sahip olan bir yaratık. Bir Tanrıça mı? Bir Şeytan mı? Yoksa onu takip edemeyen kaba toprak parçası Adem’in kendisine müdahale etmesinden hoşlanmayan bir kadın mı sadece? Kaynaklar onun hakkında neler söylüyor? Geçmiş ve gelecekte, Lilith hakkında bu kadar ilgi çekici olan şey nedir ki; çoğu zaman sevilmeyen, lanetlenmiş, zaman zaman Havva tarafından yeri doldurulan ve bazı zamanlar ise Tanrı’nın sağında oturan bu kadın popülerliğini yitirmiyor.

Lilith: Işığın bir meleği mi?

İsa’nın dişisi mi?

İlk kadın Şaman mı?

Neden Musevi – Hıristiyan erkek fantezileri

tarafından rahat bırakılmıyor?

Musevilik ve Hristiyanlık inançlarında Adem’in ilk eşidir. Tevrat’ın Yaradılış bölümünün

1. Bab’ında Âdem ile beraber bir dişi yaratıldığı, 2. Bölümde ise Âdem’in kaburga kemiğinden bir dişi yaratıldığı yazılıdır.

Tevrat’ta açıkça yer almamasına rağmen; birçok Musevi dini kaynağı 2. Bölümde sözü geçen dişinin Âdem’in 2. karısı olduğu, birinci bölümdekinin ise ilk karısı olan Lilith olduğuna inanırlar.

İnanışa göre Lilith, Âdem ile aynı zamanda ve aynı anda yaratıldığından Âdemin kendisine eşit olduğu görüşündedir (Yani Lilith Tarihin ilk FeministidirJ) bu sebeple de Âdem’e tabi olmayı şiddetle reddeder ve Tanrı’ya karşı çıkarak  asi olur  karşılığında ise cennetten uzaklaştırılır. Bundan sonra Tanrı Âdem’in kaburga kemiğinden Havva’yı yaratır. Havva erkeğinin bir parçasından yaratıldığından ona tabi olur.

Âdem ile Havva ilk günahı işleyip cennetten kovulduktan sonra çocukları olur Lilith bunu kıskanır ve bundan sonra ademoğullarından doğacak her bebeği öldürmeye ant içer.

İnanışa göre kötü bir ifrit haline gelen Lilith gece hava karanlıktan sonra yeni doğum yapmış evlere girerek lohusa kadınların bebeklerini boğmaktadır. Bu sebeple eskilerden günümüze kadar gelmiş bir inanışa göre Lohusa kadınlar akşamları evde yalnız bırakılmaz.

Aslında Lilith hakkında pek çok efsane ve öykü var. Örneğin Talmud’da (Tevrat’ın başta yazılı olmayıp, sonradan yazılı hale getirilen ikinci bölümü) ondan dişi bir şeytan olarak söz edilir. Bu rolüyle bir hayalet gibi yüzyıllarca tarih sayfalarında dolaşır. Kadın ve çocukları hedef alır, erkekleri baştan çıkararak onlara zarar verir. Yaptıkları bunlarla sınırlı değildir. Bir hayalet gibi kadınların beynine girip, erkeklerle eşit haklara sahip olma savaşını günümüze kadar sürdürür. Bazı efsanelerde de cadı suretinde çıkar karşımıza. Lilith’e hepsi birbirinden farklı, ancak hepsi de kötü yakıştırmaların niye yapıldığını anlayabilmek için geriye dönüp, dinler tarihine ve efsanelere bir göz atmak gerekiyor.

Lilith İbranice ‘de “geceye ait olan” anlamını taşır. Baştan çıkarıcı, fahişe, cadı, vampir, cinlerin başı, gece canavarı onun unvanlarından bazılarıdır. .. Adından da anlaşılacağı üzere, çağlar boyu kadınlara yakıştırılabilecek bütün olumsuz özelliklerin taşıyıcısı olmuş.

Saf, edilgen cinselliği ancak yasak meyveyi tadınca öğrenen Havva’nın tersine, en başından beri gücünün ve cinselliğinin bilincindedir ve yeri gelince kullanmaktan da çekinmez.

Kendi başına buyruk, zapt edilemez, denetlenemez olduğundan, özellikle tek tanrılı din adamlarının sürekli baskı altına almaya çalıştıkları bir kadın örneğidir. Aslında erkeğin kadına ve cinselliğe duyduğu korkunun bir simgesi de sayılabilir…

İyi ile kötüyü ayırt etmeyi sağlayan ağacın yasak meyvesinden yemediği için ölümsüz kalmış, cennetin yakınlarındaki bir dağ geçidinde Şeytanla birleşerek “Lilim” adı verilen çocuklar doğurmuştur.

Lilith ’in sembolü baykuştur. Şimdilerde modern çağlarda Lilith feminizmin simgesi haline geldi. Bu isimde dergiler çıktı, kafeler açıldı, sadece kadın müzisyenlerin katıldığı “Lilith Fair” adlı gezici müzik festivalleri düzenlendi, “ideal kadın” olarak tanımlanan Havva gibi olmak istemeyen kadınlar, tepkilerini dile getirmek için kız çocuklarına Lilith adını verdiler.

Artık burkalarından sıyrılmak isteyen çarşaflarından kurtulmak isteyen ve belki de bu yüzden çok canı yanacak olan kadınların sesini duyacağımızı düşünüyorum. Kendini göstermek isteyen kadınlar erkeklerinde desteğini alarak yeni bir başlangıç için belki de bir devrim yapacaklar.

Ve onlar da karşılarında gelenekçi, kendini erkeğine adayan ama hiçbir zaman taktir görmeyen kadınları mı bulacaklar:?

13 Mart 2011 Pazar

Arzu CENGİZ

Kaynaklar

Vera Zingsem, “Lilith”, Çeviren: Devrim Doğan Yüzer, İlya Yayıncılık
“Lilith” Focus Dergisi, Ocak 2004.
Leyla Erbil, “Cüce” novella, İş Bankası Kültür Yayınları, 2003.

JAPONYA’DA DEPREM

Cumartesi, Mart 12th, 2011


11 Mart 2011

Bu sıralar Dünyada işler hiç yolunda gitmiyor öyle değil mi:(

Ani ve şok edici bir  deprem haberiyle tekrar sarsıldık. Teknoloji ne kadar gelişmiş olursa olsun doğa affetmiyor ve onun gücüyle başa çıkabilmek  ise pek mümkün olamıyor.

Tüm Pasifik bölgesindeki canlılar için olumlu enerjilerinizi, iyi dileklerinizi ve sevgilerinizi yollayın arkadaşlarım. Dualarımız ve evrensel mesajlarımız birlik olsun ve onlara ulaşsın. Yıllardır katledilen Balinalar ve Yunuslar için ettiğimiz dualarımız şimdi tüm canlılar için olsun.

Astrolojide tutulmalar ve sabit yıldızlar gelecek öngörülerinde çok önemlidir 21 Aralık 2010 Tam Ay tutulması 29 ⁰ İkizler Burcunda  Betelgeuse sabit yıldızı ile birleşmişti. Japonya’nın kuruluş haritasına göz atacak olursanız Aralık ayındaki Tutulmanın Japon halkını ve kadınlarını temsil eden Ay’ın hemen üzerinde gerçekleştiğini göreceksiniz.

Anaretik derece dediğimiz  29 ⁰  bitişi ve sonlanmayı anlatıyor.

19 Ocak Dolunayı ile ilgili yazımda belirtmiştim

2010 Ekim’den beri başlayan 29 °’ tetiklemeleri 2011 in ilk çeyreğinde patlama noktasına ulaşmış olacak…21 Aralık tutulması sonun başlangıcıydı. Şimdi  ise başlangıcın sonu gibi gözüküyor  diye..

Dünya astrolojisinde Ay ;Halkın, kadınların ve kalabalıkların temsilcisidir. Halkın genel davranışların işaretidir. Ay’ın yerleşimi halkın dikkatinin yoğunlaştığı alanları gösterir.

Tutulma anında Ay’a ve Güneş’e Kare açı yaparak meydan okuyan Scheat sabit yıldızının etkisini unutmamak lazım. Halkı ve hükümeti zorlayıcı etkileri apaçık ortada.

Deprem anında Japonya’yı etkileyen gök haritasında İkizler Burcuna henüz girmiş Ay’ın Balık burcundaki Chiron’la kare açı yaptığını göreceksiniz. Balık burcunun temsilcisi Neptün’dür ve o Okyanusların Tanrısıdır .

Ve dikkat edin Neptün 29⁰ Kova Burcunda ve  Kova Burcunun temsilci gezegeni Uranüs de 29⁰ Balık Burcunda…29⁰  bitiş sonlanma ve felaketleri anlatıyor.Yay/İkizler aksındaki Ay Düğümleri Uranüs’e sert bir uyarı ile geçmişin şimdiye olan etkilerini gösteriyor.Dün yazmıştım Kozmik tüyolar da  Uranüs’le kavuşan Lilith yani Kara Ay , Ay düğümleri ile kare açı yapıyor.Geçmişinizdeki  kötülüklerle yüzleşmek biraz sıkıcı olacaktır diye…

Japon Halkı Okyanuslar Tanrısının gazabına mı uğradı?

Mart ayının hemen başında belirtmiştim isterseniz tekrar bir gözden geçirelim..

MART AYINA GENEL BİR BAKIŞ VE SCHEAT SABİT YILDIZININ ETKİSİ

Şubat ayı boyunca Mars’ın saldırganlığına odaklanmıştık şimdi Mart ayı boyunca Uranüs’ün bilinçlenme ve özgürlük arayışının etkilerini üzerimizde hissedeceğiz. Uranüs’ün etkilerinin bu kadar açığa çıkmasını sağlayacak olan en önemli belirleyici Scheat sabit yıldızı.

Uranüs 2010 yılında iki kere Mayıs ve Ağustos aylarında Scheat sabit yıldızı ile birleşmişti 3 Mart 2011 de tekrar kavuşum halinde olacaklar. Şubat sonu ve Mart başından itibaren yıkıcı etkilerini tekrar göstermeye başlayacak olan bu kavuşum 4 Martta Balık burcunda gerçekleşecek olan Yeniay’da tetiklenerek her yeri sular seller içinde bırakacak.

Mitolojide Scheat felaketlerle su ve hava ile bağlantılıdır. Maden, gemi ve uçak kazaları sel felaketleri boğulmalar intiharlar ve suikastlar sonucu ölüme sebebiyet verir. Bununla beraber utanç verici duruma düşüren yıkım ve felakete götüren enerjisiyle kişileri de etkileyecektir.

19 Martta ki Dolunay ‘da Uranüs ve Scheat Güneş’in yanında Ay’ın tam karşısında durarak Şubat ayındaki gerilimin tetiklenmesine neden olacak yüksek bir enerji açığa çıkaracaklar. Bu karşıtlığın Ay düğümlerine olan kare açısı özgürlük isteğini had safhaya ulaştırırken hangi istikamete gidilmesi yönünde kararsızlığa düşürecek kişileri ve toplumları.

26 Martta son çeyrekteki Ay Pluto ile çok yakınlaşmışken Güneş’e kare açı yapıyor. Bu da gösteriyor ki otoriter gücün dayatmasıyla tekrar karşı karşıya geleceğiz. Şiddeti artarak ve daha zorlayıcı olarak.

Jüpiter ve Satürn karşıtlığı. İyimserlik ve karamsarlık arasındaki geliş gidişlere inancın sorgulanmasına neden olur. Gerçeğin peşinden gitmek isteyenlere en büyük engel Güneş ve Pluto arasında ki kare açı olacaktır. Çünkü aynı anda Facies sabit yıldızı Plüton’un üzerindedir ve bu yıldız şiddet zorbalık zalimlik ve aşırılıklarla anılır. Pluto ve Facies beraberliği kendi yolunu bulanlara ve bu yolda ilerlemek isteyenlere acımasızca

gücünü gösterecek gibi görünüyor.

Yeniay geçti gitti ama etkilerini göstermeye devam ediyor. Uranüs’ün Koç burcuna girdiği gün yaşanan bu felaket tam Mars’ın enerjisine yakışır bir biçimde oldu. Ani, aktif, yönsüz ve kırmızı. Tusunami haritalarına göz gezdirdiğimde her yer kırmızı, haberlere bakıyorum yangınlardan dolayı her yer kıpkırmızı. Kırmızı Marsın rengidir. Mars Koç burcunun gezegeni. Ve felaketler, bitişler ve acılarla YENİ BAŞTAN BAŞLAMAYA HAZIR OLARAK URANÜS KOÇ BURCUNDA..

Arzu Cengiz

2011 MART KOZMİK TÜYOLAR

Salı, Mart 1st, 2011

30 Mart Çarşamba

Bugün Merkür’ün günü

Güneş Koç’ta

Ay Kova Burcunda

23.48 Merkür Retro’su Başlıyor.

Günün  Tarot kartı X WHEEL of FORTUNE

Günün sayısı ise1

Günün Planet Saatleri Tablosu


29 Mart Salı

Birkaç gündür süregelen olumsuz kozmik enerjilerin altında tökezleyip düşenlere yerden kalkmak için, kayıpları olanlara bunları telafi etmek için evren bize ara sıra şans tanıyor da yüzümüz gülüyor.

Merkür Retrosunun bir öncesinde, her şeyden önce duygusal tepki enerjisinin kaynağı olan Ay gün boyunca Güneş, Jüpiter ve Satürn’le olumlu kozmik bağlar kurarak bizi de pozitif yönde etkiliyor. Güneş ve Ay’ın olumlu görünümü sayesinde daha dengeli bir ruh haline bürüneceğiz. Bilinçaltımızdakileri sunmak ve kabul ettirmek için güzel bir gün bugün.

İstemek ile dilemek size kalmış.

Satürn devrede bu demektir ki bugün duygularınızı rahatlıkla kontrol edebilir, hırslarınızı dengeleyebilirsiniz. Endişelerinizi ve kontrol mekanizmanızı gerekli yerlerde gerektiğince devreye sokabilme yeteneğine de sahipsiniz. Otoriter tavrınızla başkalarının canını sıkmamalısınız. Belki diğerleri bu otoriteyi size göstermek isteyecekler ama umursamayın. Zaten umursayacağınızı da pek sanmıyorum çünkü Jüpiter  ve Ay’ın görünümü ruhsal olarak rahatlığı ve iyimserliği simgeler. Bugün ne kadar Pozitif yaklaşırsanız olaylara ve kişilere o kadar kazançlı çıkarsınız.

Unutmayın, kibirli davranmamalısınız ve gerçekten de ukalalık yapmamalısınız. Yaratıcılığınızın sonsuz enerjisini olumlu yönde kullanmalısınız.

Bence günün önemli kozmik birleşimi Venüs, Ceres ve Ciron kavuşumu.

Fırsatlar ayağınıza kadar gelecek.

Balık burcundaki bu üçlü birleşim yüksek sevgi enerjisi oluştururken iyileştirici enerji dalgalarını da insanlığa ve tüm yeryüzüne sunar. Sanatçılara ve sanatsal çalışma yapanlara son derece olumlu etkileri olan bu kavuşumlar üreticilere de yüksek üretim potansiyeli ile destek olacak. Doğadaki tüm canlar için sevgiyi sunmanın en güzel yolu besleme ve beslenmeden geçecek.

Siz tok yatıyor olabilirsiniz ama binlerce canlı açlık çekiyor. Hiç umursamadığınız ve görmezden geldiğiniz yanı başınızda bir lokma ekmeğe ve suya muhtaç birileri olabilir. Bu bir insan ya da hayvan hiç fark etmez ama en önemlisi bir can olabilir. Ve bugün ,bu güzel birleşim zamanında fark edebilir ,ve onlara sizden gelen besleyici enerjinizi sunabilirsiniz. Belki bir başlangıç olacaktır çoğunuz için ama güzel bir başlangıç inanın.

Son günlerde ve özellikle dün,Güneş, Pluto karesi ve Jüpiter-Satürn karşıtlığı şok edici kozmik dalgalanmalara ve bizim şok olacağımız vahşi, korkunç haberler duymamıza sebep oldu. İrkildik, olamaz dedik, üzüldük, ağladık ama insanoğlunun derinlerinde yatan en vahşi ve korkutucu yaratıkla yüzleştik.

Bence bugünü iyi kullanmalısınız.Tüm olumsuz ve kötü haberlere rağmen geleceğiniz için son 24 saatlik dilimde faydalı ve üreten insan olabilmeyi becerebilmelisiniz ,daha doğrusu hepimiz becerebilmeliyiz..

28 Mart Pazartesi

Dış Dünyada varlığımızı, duygularımızı ifade edebilme yetisinin göstergesi olan Ay diğer planetlerle bağlı olmadığı süre kendimizi ifade etmekte zorlanacağımız gibi ne yapmamız konusunda da kararsızlığa düşebiliriz.

Ve Ay 8 saat boyunca boşlukta kalacak.

Belki yoğun bir hafta başlangıcındasınız, belki tüm ayın gözden geçirilme evresinde, ama lütfen durun ve biraz dinlenin,

çünkü bu hafta ama özellikle bugün, geleceğiniz için kabuğunuzun kırılmaya başladığını göreceksiniz.

Kişilerin ve toplumların kırılan kabuğu gibi Dünyanın da kabuğunda kırılmalar had safhaya ulaşıyor.

Sabah erken saatlerde Boşluktaki Ay Vesta kavuşumu iş ve yatırım konularında teşvik edecek ve destekleyecek kişi ve olanakları da karşınıza çıkaracak.Mars ve Uranüs’ün etkileri  ile duygularınızı kontrol edebileceğiniz gibi kendinizden emin tavırlarla karşınızdakileri kolaylıkla etkileyebilirsiniz.Sezgisel dürtüleriniz sayesinde alacağınız kararlar gelecek için atılacak önemli adımlardan bazıları belki de, ama unutmayın Ay boşlukta ve en önemlisi Satürn-Jüpiter karşıtlığı bugün kesinleşiyor.

Finansal kararlarınızı gerçekten çok iyi gözden geçirin.Acele kararlar almaktan çekinin.Tüm gün, yapılması  gereken ertelenmiş ve göz ardı edilmiş işlerinizle ilgilenin.İnancınızın tam tersi inanç sistemindekilerle tartışmaya girmemeye çalışın .

Yarın kesinleşecek ama bugün kendisini etkin bir şekilde hissettirecek Güneş Pluto karesinin enerjisiyle kendi bildiğinizi yapmak başına buyruk kararlar almak isteyebilirsiniz.Ama aşırı hırslı davranmak yarardan çok zarar getirebilir. Kendinizi yalnız hissedeceğiniz bu dönemde en büyük tehlike kişinin kendine zarar verecek duruma düşebilme riskidir. Güç çekişmelerine sahne olacak bir zaman dilimindeyiz.,

Jüpiter ve Satürn 22 Mayıs ve 16 Ağustos 2010 da karşı karşıya gelmişlerdi şimdi bu 3. karşılaşmaları ve bu 3lü karşılaşma ancak 20 yılda bir olur.

Satürnün bu sert transitleri insani gelişimin bir parçası olan çok önemli bir döngüyü anlatıyor.Yukarıda kabuklarımız kırılmaya başladı dedim.Kendimizi koruduğumuz alandan çıkmamızın gerekliliğini tüm dış şartlara açık bir yüzleşme evresinde olduğumuzu gösteriyor.İstesek de istemesek de.

Şimdi kendinizi parçalara ayrılmış  hangi yöne gideceğine bir türlü karar veremeyecek şekilde hissettiğinize eminim.Belki her iki yöne gitmek isteğindesiniz.Aslında bugünler tam bir yüzleşme günleri.

Hayatınızın ilerlemesi ve geleceğiniz için sezgisel güçlerin devrede olacağını , hayatınızın belli alanları üzerinde sanki şimşekler çakıp gerçekleri net bir şekilde göreceğinizi bilmelisiniz.

Günün Tarot Kartı Star; Şanslı geleceğin sezilmesi, kendini tanıma ,kendine güven, evrensel zihinle bağlantı kurabilme, ilham ve net görü anlamını taşır.

Bu güne kadar harcadığını tün çaba ve enerjilerin sonuçlarının aniden ortaya çıkacağına şahit olacaksınız.Belki büyük bir sevginin karşılıksız yardımından faydalanacaksınız.Zihinsel ve fiziksel olarak genişleyen ufkunuz sayesinde  tüm imkanları görebilir ve onlardan faydalanabilir hale geleceksiniz.

Ama  siz bugüne kadar hiç bir çaba harcamadan başkalarının sırtında bir yük gibi yaşadıysanız, kendinizi kendi yarattığınız dağların efendisi olarak algıladıysanız, karşınıza tüm çıkan fırsatların kötü bir bitişe neden olacağını ,hayal kırıklıkları yüzünden sağlık sorunları ile boğuşacağınızı bilmelisiniz. Belki de geleceğinizin anahtarı olan  bir işin başlamadan bitişine şahit olabilirsiniz

27 Mart Pazar

Gökyüzü elemanları arasındaki gerginliğe birde geri gitmeye hazırlanan Merkür’ün iyice yavaşlaması eklendi.

Pazar günü Oğlaktaki Ay’ın Venüs, Neptün ve Ciron’a 45° yle bağlanması, bencillik ve empati eksikliğine dayalı sorunlar yaşanmasına neden olabilir.

Değişken ve havai ruh hali planları uygulamaya koyarken gecikmelere neden olacaktır.

Ay ,Jüpiter ve Satürn’le kare açı yapıyor. Karamsarlık ve güvensizlik duyguları içinde melankolik bir ruh haline bürünebilirsiniz. İradenize söz geçiremeyerek beslenme konusunda aşırıya kaçarsanız ciddi hazım problemleri yaşayabilirsiniz.

Doğada yürüyüş yapmak sizi rahatlatacaktır,fakat bu kombinasyon tembelliğe meyleder. Keyfinizi bozmak istemez, üşengeç ve sorumluluklarınızdan uzak davranışlarda bulunarak karşınızdakileri sinir krizine sokabilirsiniz.

Ve Venüs Balık Burcunda.

21 Nisan 2011’e kadar Balık burcunda kalacak olan Venüs. Aşka aşık bir ruh haline büründürecek.

Venüs, aşkı, aşık olmayı, ikili ilişkileri, güzelliği, karşı cinse ve diğer insanlara yaklaşım tarzını anlatırken, dostlukları, artistik yetenekleri, güzelliği, sanatsal etkinlikleri, evliliği ve ortaklıkları da temsil eder aynı zamanda finans dünyasıyla da ilişkilidir.

Venüs’ün güçlü olduğu Balık burcundaki hareketi boyunca ilişkilerde anlayış, fedakârlık, romantizm ve hassas duygular ön plana çıkacak demektir. Öte yandan yardımseverlik ve toplumsal duyarlılık, yaratıcılık ve sanatsal faaliyetler de  önem kazanacaktır.

Venüs’ün bugünkü konumuna bakacak olursak ilişkileri zorlamaya devam ettiğini göreceğiz. Satürn’le arasındaki 135° lik açı bilinçaltı ve kişiden kaynaklı sorunlara işaret ediyor. İşinizi ve sorumluluklarınızı aşk hayatının önünde tutuyor olabilirsiniz aslında biraz kendinizi sevmeyi denerseniz aşk kapılarının size doğru açılabileceğinizi göreceksiniz.

Sıkıcı ,zorlayıcı , Jüpiter -Satürn karşıtlığına hazırlıklı olun.

Biliyorsunuz Satürn geri gidiyor,  Doğum haritanızın üzerinde transit Satürn nerede bir bakın,alışkanlıklarınızdan kolay vazgeçmeyeceğiniz bu alanda, kişisel değişime direnmek ihtiyacı duyuyorsunuz.

Aşırı derecede kontrollü olmayı, benliğinden çok şey talep etmeyi, kendi kendini eleştirip küçük görmeyi, olumsuz düşünce ve tavırlar ile depresyona eğilimini, yalnız başına çalışmayı tercih etmeyi, azimliliği, otorite ve otoriter figürlerle yaşanacak sorunları (evde baba ve anne, okulda eğitmenler, iş hayatında devlet, maliye vb.) transit Satürn’ün hareket ettiği bu alan işaret ediyor.

Koçtaki Jüpiterin enerjisiyle  büyümek ve açılmak istiyorsunuz yada zorla bu alana çekiliyorsunuz.Tamam,ama bu gelişime karşı duran kalıcı, sağlam temelli kökleriniz ne olacak? Hangi yöne çekileceksiniz acaba? Her şekilde mutsuz edecek bir karşıtlık bu. Değişmekle değişmemek arasında kalmak değişen şartlar  nedeniyle yaşanan duygusal gerginlikler. Ve en önemlisi hareketlenen yeraltı enerjileri. Satürn nede olsa karmanın efendisi değil mi?

Günün temsilcisi Tarot kartına bakacak olursak

XVI-THE TOWER,;İnşa ettiğimiz eski güvenli yapıların beklenmedik bir şekilde yıkılışı ve yeni için yer açılışı.  Özgürleşmek, öz farkındalık Anlaşmazlıklar ve beklenmeyen felaketler. Sefalet, keder, rezalet, fakirlik. Eski bilginlerin çökmesi. Yararlı sonuçların, ancak kötü bir olaydan sonra ortaya çıkması anlamını taşıyor.

26 Mart Cumartesi

Bugünü de kapsayan  beş, altı gün sürecek  son derece şiddetli, medyumik, ruhani ve kozmik fırtına uyarısında bulunmak istiyorum.

Bu dönem, yolunuza çıkan engelleri kaldırıp kaldıramayacağınızı mantık ve ruhani boyutta test edeceğiniz zamanlardır.

Sabah saatlerinde Ay’ın  Uranüs ve Chiron’la olan açıları duygusal gelgitlere neden olacak. Ani ve beklenmedik haberler can sıkıcı boyutta olabilir.Sezgisel gücü yüksek kişilerden yardım alabileceğiniz gibi, siz diğerlerinin tüm duygu ve düşüncelerini kendi üzerinize toplayabilirsiniz. Bu  durum enerjinizi iyice alaşağı edebilir.

Merhamet duygusu ön plana çıkar ve  ve affetme kolaylaşır. Âmâ yine de düşünürsünüz affetsem mi yoksa affetmesem mi diye..

Aynı saatlerde Güneşin diğer planetlerle kesin bir açı yapmıyor olması kendinizi cansız, amaçsız ve her şeyden soyutlanmış hissetmenize sebep olabilir. Neden var olduğunuzu düşünmeye hatta sorgulamaya başlayabilir,kendinizi kanıtlamak için yanlış kararlar alabilirsiniz. Gücünüzü diğerlerinin üzerinde denemek isteyebilirsiniz. Güçlü kişilerin egolarını tatmin için neler yapacağını bir izleyin etrafınızda. Neyse ki geçici bir durum bu..

Özellikle Koç burcunun ilk 10 günüde doğanlar bu durumdan oldukça yoğun bir şekilde etkilenecekler.

Venüs Neptün kavuşumu ilham veren yüksek bir enerjiyi açığa çıkarıyor. Aşk ilişkilerinde ve maddi konularda hem olumlu hem de karmaşık bir hal alacak olaylar yaşayabilirsiniz. Bazı belirsizlikler canınız sıkabilir.

Ay-Güneş karesi ruhsal boyutta huzursuzluğa neden olacak. Karşı cinsle,ebeveynlerle  yaşayacağınız uyumsuzluk canınız sıkabilir. İçinizde birikmişleriniz  varsa aniden karşınızdakilere patlayabilirsiniz. Veya siz ne olduğunu anlayamadığınız  gergin bir  ortamın içerisinde kendinizi bulabilirsiniz.

Kişisel birikimler toplumsal patlamalara sebep oluyor. İnsani duyarsızlık ise Dünya’nın ruhunu yıpratıyor. Yıprana yıprana kırılma noktasına geldiğinin göstergesi olarak Nisan ayında Yeniayda Satürn’ünde desteğiyle tüm isyanlara isyan edebilir duruma gelecek.

Pazartesi günü kesinleşecek ama şimdiden etkilerini göstermeye başlayan Güneş -Pluto karesi bu duygusal patlamaları en şiddetli boyuta taşırken devrimsel nitelikte değişimlere götürecek.

Yer- gök oynayacak gibi..

Akşam saatlerine doğru Ay-Pluto karesi karamsar  duyguların esiri edecek .Patlarsam yanarsın diye etrafınızda dolaşanlara karşı tetikte olun. Karanlık yerlerde yalnız başınıza dolaşmayın. Kıskanç, duygularını göstermeyen kişilerin düşmanlığına maruz kalabilirsiniz.

Genel anlamda her konuda gerilimin artacağını bugünden itibaren görmeye başlayacaksınız.

Bugün biliyorsunuz engelleyici kısıtlayıcı Satürn’ün günü.. Pazartesi günü hem Satürn-Jüpiter, hemde Güneş-Pluto sert etkileri ile haftaya başlayacağız.

Günün Kartı XV,THE DEATH

Bağımlılık, maddi güce meyletme, iyi niyet yoksunluğu, gölgemizle yüzleşme.

Bağımlılıkla ilgili tecrübelerin yaşanacağı, isteksizlik, yapmayı planladığınız işlerin engellenmesi, inançlarımıza ters düşen durumlarla karşılaşacağımızı gösterir, ..

Etik değerlerinizin ve değerlendirmelerinizin, iyi niyetin sınanması anlamına gelir. Yapmak istediklerinizin engellendiğini hissedebilirsiniz. Gücünüzü ispatlamak zorunda kalacağınız bir olay yaşayacaksınız. Çok dikkatli olmalısınız. Dayanılmaz bir cazibe sizi tutsak edebilir. Bu aşamada uzun süreli pişmanlıklar yaşamanız olasıdır.

25 Mart Cuma

Günün  Tarot kartı olan 14 numaralı TEMPERANCE, ruhun maddeye girişi ve maddenin ruh üzerindeki tesiri ile geçmişin an içinden geleceğe doğru akışını anlatmaktadır. Yay burcuna karşıttır ve ateş elementidir. Kart ayrıca, yaratıcı sistemin artı ve eksi kutupları arasında gidip gelen insan hayatının kuvvetlerinin akışını sembolize eder. Bu durum semavi kuvvetlerin Ay altı alemine inişini gösterir.

Ay duygularımız bilinçaltımız ve deneyimlere olan duygusal tepkimizin anahtarıdır .Dün ve Bugün biliyorsunuz Ay Yay burcunda. Herhangi bir konuya konsantre olmakta zorlanıyor olabilirsiniz, belki özgürlük duygunuz tavan yaptı yada abartılı davranışlar arasında kayboluyorsunuz kim bilir. TEMPERANCE kartının anlamını  olan ;Uyum, denge, ölçülülük, kararlılık, kişinin kendisiyle uzlaşması, çevreyle uyum sağlama zorunluluğu, içinde bulunduğumuz duruma karşılık bizim için gerekli olanı anlatıyor.

Günün sayısı 5, Pisagor’a göre İnsanın ve üzerinde yaşadığı Dünyanın simgesiydi ve beş köşeli yıldızla sembolize edilirdi. Beş köşeli yıldızın her bir ucu, Ateşi, Suyu, Toprağı, Havayı ve bunların toplamından oluşan Dünya’yı gösteriyordu.Dünyasal sevginin ve evliliğin de sembolü olarak görülürdü.

Evlilik  ve sevgi ise Venüs’le bağdaşır bugün ise Venüs’ün günü. Venüs ayrıca güzellik ve  sanatsal yaratıcılıkla da alakalıdır. Kova burcunda Neptün’le birleşmeye hazırlanan bu iki planet tüm bu kavramların ön plana çıkmasını sağlayacak.

Bugüne ve gökyüzünün elemanlarının  bize olan etkilerine bakacak olursak denge unsuru aramak ne mümkün.

Koç burcunda yan yana dizilen planetler ve Ay’ın Yay’da olması Ateş elementini okadar yoğunlaştırıyor ki. Tüm bu düzen ve uyum gerekliliğine karşılık düzeni bozacak ani ve gereksiz davranışlarda bulunabiliyoruz.

Neyse ki Ay ,Merkür’le yaratıcılığı destekleyen uyumlu bir beraberlik içine giriyor ve edebi konularda ilham verici yeni fikirlerin oluştuğu, psişik ve sezgisel gücün cirit attığı yüksek bir enerji oluşturuyor.

Ay’ın , Ceres, Chiron ve Neptün’e 72 derece ile bağlanması  empati kurabilme yeteneğini ve başkalarının ihtiyaçlarına karşı diğer günlerden daha fazla duyarlı olunacağını gösteriyor. Bilinçli bir farkındalık düzeyindeyseniz diğer boyutlardan alacağınız mesajların çok önemli olduğunu belirtmeliyim. Bulunduğunuz toplumda anlayışınıza ve desteğinize ihtiyaç duyan kişilerin varlığını destekleyecek yardımlarda bulunabilirsiniz. Şifacılar ve ruhsal yeteneği olanların ileri düzeyde algılarının yükseldiğinin göstergesi olan bu kozmik enerjiler ruhsal bilgelere ekstra olumlu yansıyor.

Ruhsal yaraların iyileşmesi için kendiniz gibi ruhsal yaraları olanlarla bir araya gelebilir ve birbirinizi tedavi edecek paylaşımlarda bulunabilirsiniz. Hiç ummadığınız bir anda böyle bir ortamın içerisinde kendinizi bulabilirsiniz.

Güneş ve Pallas arasındaki destek açısı güvendiğiniz arkadaşlarınızla problemleri çözebilme yeteneği sağlıyor. Bulunduğunuz topluluğa yön verecek orijinal fikirlerinizi sunmak ve onaylamak isteğinde olabilirsiniz. Belki bugün biraz şımartılmaya ihtiyacınız var. Her şekilde mükemmeli yakalamaya ve mükemmel olmaya çalışacaksınız. Özellikle kadın arkadaşlarınızdan destek görüp daha iyi anlaşacağınız bir dönemdesiniz.

Öğleden sonra Ay-Mars karesi, düşüncesizce, tepkisel ve sinirli davranışlara sebep olacak. Özellikle trafikte dikkatli olmalı, kontrolü elden bırakmamalısınız.

Akşam saatlerinde yalnız kalmak ve belki de yalnız başınıza çalışmak isteyebilirsiniz. Belki de başarılı insanların rehberliğine ihtiyaç duyacak onların çalışmalarını izleyerek  destek alacaksınız. Ay-Satürn arasındaki 72 derecelik kombinasyon yeteneklerinizin farkına varmanızı sağlayacaktır.

Ay -Venüs sekstili ise bu yeteneklerinizin gelişmesine yardım edecek duygusal destek alacağınız kişilerin varlığının göstergesi.

24 Mart Perşembe

Bu sabah Ay’ın Yay Burcundaki gergin, fırlamaya hazır ok gibi ama hedefsiz duygusal hallerine şahit olacağız,Bence en önemlisi önümüzdeki günler, inanç, birlik ve dayanma gücü için verilecek büyük bir sınav gibi görülüyor.

Ve bugün, herkesten farklı ve özel olduğunuzu, sizi anlayacak hiç kimsenin çevrenizde bulunmadığını hissediyor olabilirsiniz. Duygusal anlamda zorlayıcı, can acıtıcı bazı olaylar yaşayabilirsiniz. Yalan söylemeye meyilli, aldatıcı kişilerin tuzağına düşememek için aldanmaya hazır olduğunuz bu günlerde dikkatli ve tedbirli davranarak yeni kararlar almamalısınız.

Özellikle 14.20 den sonra bilinçaltının göstergesi Ay hiç bir gökyüzü elemanıyla açı yapmıyor olacak. Kendinizi rahatsız, huzursuz, hiçbir yere ait değilmiş gibi hissedebilirsiniz. Bulunduğunuz ortamda ya çok rahat, yada çok rahatsız tavırlara bürünerek tam bir duygusal dengesizlik içinde  kaybolabilirsiniz..

Akşam saatlerinde önce Jüpiter’le, sonra Venüs’le, daha sonra ise Satürn’le bağlanan Ay , gün içinde yaşanan krizlerle başa çıkabilme potansiyeli oluşturacak. Gerek diğer kişilerin desteği gerekse duygusal güvence hissi ile daha mantıklı ve akılcı davranışlarda bulunarak kaçtığımız sorumlulukların farkına varabileceğiz.

Ama dönemsel etkisi olan Satürn ve Neptün , sorumluluklardan kaçılmasına, suçluluk duygusuna ve ciddi nörolojik sorunlara neden olan 135 derecelik açı ile bağlanarak ,alınacak her türlü kararın bu duygusal dengesizlikler zamanında yanlış olacağını yineliyor. Bu iki planetin enerjisi duygusal ve psişik tusunami etkisi yaratabilir. Unutmamalıyız ki, duygular, sözler ve evrensel enerjiler birbirine karışıyor. Sonuç; karmaşa, kaos ve karışıklık dolu günler bizi bekliyor.

Önümüzdeki beş günlük sürede hem kişisel, hem toplumsal ,hem de Dünyasal düzende ,düzeni bozacak eylemlere şahit olacağız. Sarsıntılara hazırlıklı olmamız gerekiyor.

Bugünün Temsilcisi Tarot kartı XIII-DEATH; Ayrılık, dönüşüm, eskinin sona ermesi, yeninin doğuşu, yaşamın sürekliliği anlamını taşır.

Ölüm, değişim, son, yok oluş ve şekil değiştirme.

Yıkım ve yenilgi ile başlayan yenilikler, geçiş. Şuursuz değişiklik, bir hastalığın şok etkisi.

Ters anlamı: Durgunluk, uyku ve tembellik. Ölümle ilgili düşünceler, arzulanan şeylerin zorla yok edilmesi

Ölüm kartı korkulanla yüzleşmeyi getirir peşinde  yani bilinmeyenle.

Değişim ise korkutucudur. Bu bize ölümün iskelet yüzüyle görünür. Ama zırh kuşanmış iskelet süvari sizi her zaman cehenneme taşımaz. Ölüm kartı kesinlikle bir yıkım getirecektir ama bu yıkımın ne olduğu Geçmişin şimdiye uzanan yolunda size bağlıdır.

Mart Ayının Tarot kartı VII-THE CHARIOT ise ,Geleceğe  giden yolda atılacak büyük bir adımın habercisidir.. Alışmış olduğunuz  çevreden ayrılmak ve  kendi yolunuzu çizmek zorunda kalabileceğinizi gösteriri.Aslında zor gibi gözüken ve yıkıcı olan bu yeniliğin iyi şeyler getireceğini ve sevindirici olacağını gösteren tek tarot kartıdır.

Ancak bu doğru yolda bencillik etmemeniz gerektiğini  unutmamalısınız. Başkalarının empoze ettiği düşüncelerden kurtulup kendinize özgü dünya görüsü benimsemelisiniz. İstekleriniz ve duygularınız arasındaki uçurumun yarattığı çelişkiyi kaldırarak, içinizdeki çelişkilere son vermelisiniz. Eski çevrenizden bir kopuş süreci yasayacaksınız. Bu belki de yeni bir ilişkinin başlangıcı anlamına gelebilir. Bu eski alışkanlıklarınızı silecek yeni bir olayın habercisi olabilir.

Önümüzdeki günler biraz sarsıcı evet ama sarsılmadan kendimize gelebilmemiz ne mümkün öğle değilmi.Bu değişim günlerinde Hermesin’in sebep sonuç prensibinden bahsetmek, çoğunuza da hatırlatmak istiyorum..

Her sebebin bir sonucu ,her sonucun ise bir sebebi vardır. Her şey yasaya göre olur. Değişim bilinmeyen yasadan başka bir şey değildir. Bir çok nedensellik planı vardır,hiçbir şey bu yasadan azade değildir..der Kybalion…….

Çoğumuz çevreye, dış etkilere ve içsel halimize uygun yuvarlanıp gidiyoruz. Şimdi belki de kocaman bir kayaya çarpıp duran yuvarlanan taşlar gibiyiz. Yada acaba kayanın kendisi miyiz?

Zaman bize gösterecek ne olduğumuzu ama bence en önemlisi kim olduğumuzu bilebilmemiz.

Dün Astroloji Okulunda aynı dili konuşabildiğim aynı pencereden bakabildiğim sevgili arkadaşlarımın arasındaydım. Bilseniz  ne güzel konuşabilmek ve anlaşabilmek bu zamanda,kimseyi karalamadan ve yaralamadan:)

Şayet kendiniz tanımak , gölgenizle biran önce tanışıp merhaba demek istiyorsanız Barış Özkırış’latanışmalısınız diyorum. Çok güzel ve doyurucu bir dersti sevgili Barış çok teşekkür ederim sana:)

Şimdi Nisan ayını yazıyorum. Sanırım bugün, olmadı yarın eklerim siteme. Ve 3 Nisan Yeniayına çok dikkat etmelisiniz diyorum .

22 Mart Salı

Geleneklere karşı çıkmak  ve özgürlüğünüzü ilan etmek istiyorsunuz tamam ama diğer insanları önemsemezlik yapmamalısınız. Bu dönemde gelişmek ve değişmek en büyük amacınız onu da biliyorum ama bunun yanında isyankar tavırlarınızın başınıza nasıl bir bela açacağını görebiliyor musunuz?

Güneş ve Uranüs Koç Burcunda birleşip ruhumuzun Mars’a ait yönünü ateşe verdiler. Yaşamda en çok kavga ettiğimiz  direttiğimiz alanı harekete geçirdiler.

Peki şimdi ne olacak?

Kişisel ve toplumsal alanda bir başkaldırı hikayesinin sahnelendiğini göreceğiz . Özgürlük tutkusu o kadar büyüktür ki başka birinin sözü ile hareket etmek istemez diğer insanların arzu ve ihtiyaçlarına kendinizi kolayca adapte edemezsiniz.

Zaten 19 Martta ki Dolunay ‘da Uranüs ve Scheat , gerilimin tetiklenmesine neden olacak yüksek bir enerji açığa çıkardı. Güneş ve Ay karşıtlığının  Ay Düğümlerine olan kare açısı ise  özgürlük isteğini had safhaya ulaştırdı. Şimdi birçoğumuz sudan çıkmış balık misali hangi yöne gitmeliyiz kararsızlığı içerisindeyiz.

Dün  birbiriyle harmanlanmış son derece güçlü Güneş-Uranüs birlikteliği bilinci ve sezgisel gücü en yüksek seviyelere taşıdı bu çok güzel fakat bu arada, dün akşam Ay Akrep Burcuna geçti  ve yasak şeylere duyulan arzu ve istek, Facebooktaki ….. seni Dürttü mesajı gibi dürtmeye başladı:)

Ay Akrepte ve Akrep’in kendi palaneti Pluto ile destek açısı ile bağlanıyor  ama aynı zamanda Mars’a 135 derece yapıyor. Bu iyi gibi görünen ama aslında yanıltıcı ve kendini ifade ederken zorlayıcı etkiler gösteren bir enerjidir.

Yaşamınızdaki köklü değişimler sizi psikolojik olarak derinden etkiliyor olabilir ve kendinizi olabildiğince güçlü göstermek zorunda hissedebilirsiniz. Başkalarının sözlerini ve davranışlarını başka anlamlara yorabilirsiniz. Aile ile ilgili birtakım değişiklikler gündeme geldiyse bu sizin için çok üzücü olabilir gücünüzü ve sezgilerinizi kullanarak öç almaya kalkabilirsiniz.

Aşırı derin ve fanatik duygularınızın esiri olmamalısınız..

Her ne olursa olsun ne siz, ne de karşınızdaki, hissettiğini doğru  bir şekilde ifade edemeyecektir.

Satürn’ün Ay düğümlerine olan 72 derecelik açısı ilişkileri etkiliyor, yıpranmış saygıdan ve sevgiden yoksun olanı  bitirip, kökten ve duygusal bağı olanları daha güçlü bir şekilde birleştiriyor.

Dünyanın merkezi olmaya alışmışlar için üzücü bir haberim var ;

Neden  her şey beni buluyor, neden her şey kötü gidiyor ,neden bitiyor her şey hayatımda, diyorsanız,;

Şimdi şöyle düşünün Evrenin sonsuz karanlığında Dünyanın üzerinde bağdaş kurup oturmuş çekirdek çıtlıyorsunuz:)

Dünya, siz ve çıtlattığınız çekirdekleriniz tek başına yapayalnızsınız  ve karşınıza tüm yakıcılığı, kızgınlığı, hırsı  ve öç almaya hazır tavrıyla Güneş’i almışsınız. Güneş ise yalnız değil yanındaki destek planetlere bakacak olursak ,geçmişteki tüm umursamazlıklarınıza ,hoyratlıklarınıza, boş vermişliklerinize karşılık gücünüze karşı daha büyük bir güçle karşı karşıyasınız.

Evrensel boyutta gördüğünüz gibi Dünya tek başına kalmış durumda belki siz de şimdi Dünya’da tek başınasınız.

Gökyüzündeki Ateş Hava ve Su elementi yoğunluğuna karşılık Toprak elementi neredeyse yok kadar az. Kurulu düzenini bozmaktan en çok korkanlar, sahip olduklarına yapışıp kalanlar, hayatta maddeden daha önemli şeyler olduğunu öğrenmek için belki de bunları yaşıyorlar.

Bu Kaddafi’de olabilir, karşı sokaktaki Ahmet efendi de. Önemli değil, bilmemiz gereken sahip olduğumuz her şeyin Dünyasal tiyatral düzene ait bir dekor olduğu ve o dekorun zaman zaman oyunun akışına göre değiştiğidir. Ve oyun bittiğinde hiç bir şey zaten size ait bile değildir.

Mevlana’nın dile getirdiği gibi;

Dünya bir dağdır, yaptıklarımızsa ses; ses yankılanır, yine döner bize gelir…

Hak hep görür. Görür; ama huyu,örtmektir.Ancak haddini aşarsan yaptığını meydana koya, seni rezil rüsva edende odur…

Varlık alemi çarelerle dopdoludur; ama Allah sana bir pencere açmadıkça, hiçbir çaren yoktur senin…

Değil mi ki beden gençliğinden başka bir şey bilmiyorsun, al şu gençliği, al a eşek işte sana arpa…

İleriyi gören göz keskin gözdür; çünkü Allah kendi sürmesinden sürme çekmiştir o göze…

Ey altın sırmalarla süslü elbiseler giymeye, kemerle kuşanmaya alışmış kişi! Sonunda sana dikilmemiş elbise giydirecekler…

Çirkini güzeli akılla ayırt edin; karadan, aktan sözden eden gözle değil…

Ne kutlu gülüştür o gülüş ki, can kutusundaki inci gibi ağızdan gönlü gösterir…

Aynanın gönlü temiz olmalı ki onda görünen çirkin yüzü güzel yüzden ayırt edebilsin…

Şekline, rengine bakma; ne kuruyor, maksadı ne, ona bak. Rengi kara bile olsa, seninle aynı maksadı güdüyorsa ona ‘ak’de, senin rengindendir o…

Her görünenin faydası gizlidir, Hani ilaçlarda faydanın gizli oluşu gibi…

Aklını bir dostun aklına dost et…

Bir uluya ‘Tasavvuf nedir ‘diye sordular. ‘Sıkıntı çağında gönülde genişlik bulmaktır’ dedi…

Sözün coşup uzaması dostluk alametidir. Nutkun tutulması da uzlaşamamaktan ileri gelir…

Sevgili, Hak’tır; birde Hak ‘kın ‘Sen benimsin, bende seninim! ‘ dediği kişidir….

Günün temsilcisi Tarot kartı XI-JUSTICE; Doğru yargı ,adaletin yerine gelmesi,zıtların dengelenmesi,ebedi adalet,denge ve güç anlamını taşır.

Eğer hayatımızda adalet istiyorsak ;

Ben yaşama nasıl yaklaşırsam, yaşam da bana öyle yaklaşır.

Dürüst, dengeli, adil,  olmalıyım..

Olaylara  yargılamadan, objektif bakış  açısıyla yaklaşmalıyım ,diyebilmeliyiz..

Bugün 21 Mart ve  Güneş Koç Burcunda İlk Baharı müjdeliyor.

Yaklaşık 8 yıllık bir Uranüs- Koç macerasının içinde ve çok nadir görülecek olan  yüksek bir kavuşum enerjisinin etkisindeyiz.

Dinamizm, kişisel irade gücü ve yenilikçi fikirler harmanlanarak  yepyeni olanakları önünüze sermeye hazırlanıyor. Kimi için aşk, kimi için para, kimi için ise kariyer konularında.

İçimizde kıpırdanmaya başlayan ilkbahar coşkusu nefsimiz, hırslarımız ,takıntılarımız ve değişime direnmeye çalışan ruhlarımızla birlikte vals yapıyor.

Egonuz birden şaha kalkabilir ve  benlik duygunuz ön plana çıkarak , her şey benim olacak ,hem de şimdi olacak diye yaygarayı koparabilirsiniz.

Doğum haritalarınızda ben  ve benim diyerek aşırı  kavga edip sahip olmaya direttiğiniz alanlar Koç Burcunun etkisindedir. Yapmak ve ulaşmak istedikleriniz için aceleci davranmaya çalışabilirsiniz. Nede olsa Koç sabırsızdır, fevridir ve asabidir. Beklemeye ise hiç tahammülü yoktur. Oysa bu alanlarda teslim olmayı bilmek gerekir. Tanrının zar atmayacağını unutmamamız gerektiği gibi.

İlk baharın bu ilk gününde her şeye sıfırdan başlamak isteyebilir, değişime giden bu yolda direncinizi kıracak olaylara maruz kalabilirsiniz. Ama aslında şimdi dört bir yanınızdaki olanakları daha iyi görebileceğiniz bir dönemdesiniz yeter ki zihninizi açık tutun ve kendi egonuzun esiri olmayın.

Gökyüzündeki bu yüksek enerji, sinirsel gerilimlere ,sebepsiz isyanlara ve yıkıma götüren bencil davranışlara  sebep oluyor. Oysaki problemleri çözebilmek için daha akılcı ve mantıklı davranabilmek gerek.

Koç Burcunun Tarot Kartı IV-THE EMPEROR; Maddi otarite,yeni başlangıçlarla güçlü mevkilere ulaşılması yaratıcılık ve  yeni girişim isteği ile alakalıdır. Eril gücü temsil eder. Ruh ve beden arasında ki dengeyi sağlayarak gerçek güce ulaşılabileceğini anlatır.

Ya önemli bir mevkie geleceksiniz yada yüksek mevkidekilerin emri altına gireceksiniz.

Ya güçlü bir evlilik yapacak yada evliliğin bitmesi ile o sayede elinizde tutuğunuz gücünüzden olacaksınız.

Tüm bu seçinler iradenizi aklınızı ve duygularınızı nasıl kullandığınızla alakalı..

2011 yılının da temsilcisi olan bu kartı en iyi anlatan ifade tecellidir.

Unutmamamız gerekir; Gücümüzü nasıl kullandığımız ve sorumluluklarımız  konusunda kendimizi sorgulamamız, kendimizi derleyip toparlamamız ve disipline etmemiz gereken bir dönemdeyiz.

Şimdi günün kozmik enerjilerinin bize yansıyan etkilerini gözden geçirelim.

Ay- Venüs üçgeni ile haftaya son derece olumlu ve pozitif başlıyoruz. Bu konum hayatı pek çok yönden uyumlu ve huzurlu hale getirir. Kendinize güvendiğiniz ve sosyal ortamlarda iyi ifade edebileceğiniz bu gün ilişkileriniz güçlenebilir. Bunun yanında, Ay-Vesta karesi ebeveyn ve çocuklar arasında sürtüşmelere neden olabilir. Kendi duygusal  ihtiyaçlarınız veya ailenizin ihtiyaçları arasında kalabilir, özgürlüğünüzün kısıtlandığı hissiyle geleceğe dair korkuya ve endişeye kapılabilirsiniz.

Öğleden sonra Ay-Pluto arasında 72 derecelik  açı sayesinde diğerlerinin duygularını çok iyi anlayabilirsiniz. İçsel bir karmaşa yaşayabilir ,ölüm ve kıskançlık temalı konularla karşılaşabilirsiniz. Şayet sanatla ilgiliyseniz kendiniz çok iyi ifade edebileceğiniz bir gündesiniz.

Akşam saatlerinde Ay, Güneş ve Uranüs’le 150 derece ile bağlanıyor aynı zamanda Neptün ve Ceres’le üçgen açı yapıyor olacak.

Tam bir kavram kargaşası yaşayabilirsiniz..

İş, aile ve ev konularında  hiç beklemediğiniz bir çok sorun aniden karşınıza çıkabilir. Aşkla alakalı konularda yüksek ego yüzünden sorunlar yaşayabilir, kendinizi ikiye bölünmüş yönsüz hissedebilirsiniz.

Sezgiler, ilahi ilham ve maneviyat tüm bu olumsuz duygulardan arınmanızı sağlayabilir .Yeterki görmesini, yeterki duymasını bilin..

KOZMİK VE RUHANİ FIRTINA

20 Mart Pazar

Dün akşamki  yüksek enerjili Dolunay birçok çöküntüye sebep oldu ve hala vibrasyonlarından etkileniyoruz.

Ayın  Teraziye geçmesi kozmik enerjilerin hava olaylarını tetiklemesine neden oluyor.

Gökyüzünde hava elementi okadar yoğunki ne yöne gideceğini bilmezlik hissi, kontrol edilmez aşırı aktiflik kişileri etkilediği gibi   doğayı ve doğa şartlarını da öyle etkiliyor. Neptün ve  Ceres 29° Kova’da birleşiyor, bu beraberlik toprak, hava ve denizlerde doğanın isyanını dile getiriyor.

Terazi kefesi denge unsurunu belirler ama ne kadar dengede durabilir bilinmez. Gücün karanlık görünmeyen yönünü de anlatan Terazide ki Ay zamanlarında en önemli olan şey adil ve diplomatik olabilmektir.

Sabah saatlerinde Ay, Venüs ve Pluto ile olan sert ilişkisiyle biraz zorlayacak gibi görünüyor kişileri.

Birkaç gündür süregelen duygusal devinimler dün akşamında sarsıcı etkisiyle  dile gelmeye  hazırlanıyor. Ve şimdi bu sabah Ay Venüs’e 135 derece ile bağlanıyor bu yetinmezmiş gibi Pluto ile de kare açı yapıyor.

Bu demektir ki;  ani ve düşüncesizce alınacak kararlardan zarar görebilirsiniz. Güneş Lilith kavuşumu yüzünden hiç kimseyi kendinize layık görmemeye başlayarak ani bir şekilde ilişkinizi bitirmeye karar verebilir yada karşı taraftan böyle bir haber alabilirsiniz.

Bir anda ümitsizliğe kapılıp, kendinizi çaresiz hissedip  karamsarlık ve güvensizlik duyguları içinde boğulabilirsiniz. Geçmiş hatalarınızı düşünüp, bir daha asla diyerek bu hatalarınızla yüzleşmek isteyebilirsiniz.

Dolunay zamanı şimdi, rejime başlamalıyım dediyseniz bile Ay Pluto karesi yüzünden iradenize pek de hakim olamayabilirsiniz.

Tüm bu sıkıntılı ruh hali mide ve sindirim sorunlarına sebep olacağı için  canınızdan bezebilirsiniz.

Akşam saatlerine doğru Ay Jüpiter karşı karşıya geliyor ve Satürn’le kavuşuyor. Huzursuzluk hissi, ne istediğini bilememe  ve depresif haller aşk ilişkilerinde gecikmelere neden olurken, daha fazla çalışmak sizin için daha fazla şey ifade edebilir,  bu durum ilişkilere dair temponuzu yavaşlatabilir.

Ceres ve Neptün kavuşumu her konuda üretkenliği arttıracak bir güç veriyor bununla beraber  psişik yetenekleri olanlara ve sanatçılarada destek enerjisini yolluyor.

Merkür ve Chiron 45 derece ile bağlanırken Güneş ve Neptün arasındaki 30 derece kendiniz ve çevreniz için  daha iyi bir Dünya  isteğini  arttırıyor.

Günün temsilcisi Tarot kartı IX-THE HERMİT ;Dünyadan geri çekilmişliğin ve kişinin kendi iç dünyasına dönmesinin kartıdır. Kişinin kendisini dış etkenlere karsı kapattığı, içe dönük bir yaşamı simgeler.

Aşağıdakilere rehberlik etmek için elinde fener taşıyan Münzevi, karlı bir dağın tepesinde yapayalnız durmaktadır. Basiret sembolü olan pelerini gerçeği aşağı seviyedeki laubali gözlerden saklamak üzere elindeki fenerin bir bölümünü örtmektedir. Münzevi ışık ile çağıran her insanın yardımına koşmaya hazır bir rehberdir. Bilgeliğe ulaşabilecekler onun ışığını görebilsin diye ruhsal karanlığın uzun gecelerinde yükseklerde durur.

Münzevi, bilgeliğin ve varlığın kendisidir. O no’lu karttaki genç adam, sabah aydınlığında göğe bakan bir delikanlı iken, bu karttaki yaşlı adam, gece ışığında aşağıya bakan sakallı bir adamdır. Bu kartla beraber, O no’lu karttan başlayan ve gizemli sayı 9′a kadar ulaşan bir çark anlatılmaktadır. Yani deneyimsiz bir genç olan Deli, yaşam boyu birçok adımlar atmış ve sonunda başarılı olmuştur. Astrolojik yönden, Başak burcuna karşıttır. Erkek özellikli ve toprak karakterlidir.

Ustalık ve basiret. Yol gösterecek biri ile karşılaşma, yardım alma. Düşünce ve planlama ile ilerleme, öte alemlerden gelen bilgi ve ilhamlar. Niyetlinin, kendisini amaca ulaştıracak kişi ile tanışması. İç benden gelen sese önem verme, dikkat ve tedbir, bir erteleme ve sonra kazanmayı anlatır.

Ters anlamı: Aşırı korku ve tereddütler, gizleme, acemilik, gereksiz tedbirlilik. Yaşlılık korkusu ve inatçılığın ilerlemeye engel oluşu.

Münzevi toplumu aşarak ileri gitmek isteyen her kişinin karşılaşacağı krizi göstermektedir