Arşivin ‘Kitaplığım’ Kategorisi

KİTAPLIĞIMDAN SEÇMELER

Salı, Nisan 20th, 2010

Okumak lazım okudukça büyümek lazım…

Herkes son model araba isterken, en büyük hayalim binlerce kitapla dolu bir kütüphaneye sahip
olmaktıı.
Burada sizinle kitaplığımda bulunan bazı kitapları paylaşmak istedim…
  • Sağlıklı Okültizm…Dion Fortune
  • Teosifinin Anahtarı…H.P. Blavatsky
  • Büyünün Cadılığın ve Okültizmin Tarihi…W.B. CROW
  • Buda Kimdir?…SANGHARAKSHITA
  • BHAGAVADGİTA
  • Ezoterik-Batıni Doktrinler Tarihi…Cihangir Gener
  • Gül-Haç Aydınlanması…Frances A. Yates
  • Bilinmeyen Jung…Stepham A. Hoeller
  • Jung’dan Seçme Yazılar…Antony Storr
  • Jung Kilit Fikirler..Ruth Snowden
  • Dokuz Yüz Katlı İNSAN…Dr.Mustafa Merter
  • Melhemeler ve Türk Halk Kültürü…Şeref Poyraz
  • Antik Mısır Sırları…Ergün Candan
  • Kozmik Okyanus…Burak Eldem
  •  Seni Tılsımlar Korur…Burak Eldem
  •  2012: Marduk’la Randevu..Burak Eldem
  •  SEMBOLLER İŞARETLER..Kathryn Wilkinson
  •  Gül Haç Evren Kavramı…Max Heindel
  •  Hermetik Bilge Pitagoras …Mâlik İlyas Tanrıbağı
  •  Tanrının Kutsal Anatomisi…Frater Achad (Charles Stan Jones)
  •  Geleceğe Ait Kitle Rüyaları….Chet B. Snow, Helen Wambach
  • Tanrı’nın Tarihi..Karen Armstrong
  • Kur’an-ı Kerim’in Gizli Öğretisi..Ergun Candan
  • Kurtlarla Koşan Kadınlar..Clarissa P.Estes
  • Ruhun Yolculuğu..R.Hakan Kırkoğlu
  • Ölmeden Önce Ölünüz..OSHO
  • ERMİŞ..Khalil Gibran
  • Tanrılar Okulu..Stefano E. D’Anna
  • Tanrı’nın Doğumgünü..Burak Özdemir
  • Kalpte Yaşamak..Drunvalo Melchizedek
  • LEVH-İ MAHFUZ..Burak Özdemir
  • İnsan’ın Dönüşümü..J.Krishnamurti
  • Fususu’l-Hikem..Muhyiddin Arabi
  • Fütuhat-ı Mekkiye..Muhyiddin Arabi
  • Saatlerin Hazinesi..Muhyiddin Arabi
  • Ey İnsan..Cemalnur Sargut
  • Kabus Öyküleri..Helena Petrova Blavatsky
  • EGO..OSHO
  • Duygular..OSHO
  • Aşık Olmak..OSHO
  • Önce Kendini Tanı Sonra İlişki İste..OSHO
  • Sevgi..OSHO
  • Deccal..Friedrich Nietzsche
  • Böyle Buyurdu Zerdüşt ..Friedrich Nietzsche
  • Bay Tanrı,Ben Anna..FYNN
  • DON JUAN’IN ÖĞRETİLERİ..CARLOS CASTANEDA
  • ZAMANIN ÇARKI…CARLOS CASTANEDA
  • BİR BAŞKA GERÇEKLİK…CARLOS CASTANEDA
  • SİHİRLİ GEÇİŞLER..CARLOS CASTANEDA
  • İKİNCİ ERK ÇEMBERİ..CARLOS CASTANEDA
  • ERK ÖYKÜLERİ Yaqui Kızılderili Büyücüsü Don Juan’ın Yeni Öğretileri…CARLOS CASTANEDA
  • DON JUAN’IN BÜYÜSÜ…CARLOS CASTANEDA
  • KARMA DOKTRİNİ…Swami Abhedananda
  • Kozmik Gezgin..Gahl Eden Sasson
  • Bakara..Cemalnur Sargut
  • Ankebut..F.H Yalcinkaya
  • Işığın 12 Krallığı..Gahl Sasson

TANRININ 12 ÇOCUĞU


  • İnsan Ruhuna Yöneliş.. Carl Gustav Jung
  • Keşfedilmemiş Benlik..Carl Gustav Jung
  • Ünlü Bir Medyumdan Astrolojik Açıklamalar& Edgar Cayce’den  Yaşamınızı Değiştirme ve Alın Yazınızı Yazma Klavuzu..John Wilıner
  • İlahi Komedya ARAF..DANTE
  • KIRMIZI PAZARTESİ – Gabriel Garcia Marquez
  • YÜZYILLIK YALNIZLIK – Gabriel Garcia Marquez
  • Deliliğe Övgü..Desiderius Erasmus
  • Bilgelik Hikayeleri ..Cevdet Kılıç
  • Varlık Ve Hiçlik Fenomenolojik Ontoloji Denemesi .Jean Paul Sartre
  • LA SONSUZLUK HECESİ.Nazan Bekiroğlu
  • Akaşik Kayıtlar.Rudolf Steiner
  • Galaktik İnsan.Virginia Essene.Sheldon Nidle
  • Madam Blavatsky ve Gizli Öğreti.Murat Sağlam
  • Mistik Kabala.Dion Fortune
  • Aşkın ve Evliliğin Ezoterik Felsefesi.Dion Fortune
  • Ra Bilgileri.Don Elkins,Carla Rueckert,J.A Mc Carty
  • Sirius Gizemi-Robert Temple

“Milattan yaklaşık 3400 yıl önce Mısır’da büyük bir değişim yaşandı ve ülke karmaşık kabile karakteri taşıyan gelişmiş neolitik bir bir kültürden; biri delta bölgesini, diğeri de Nil vadisini kaplamak üzere, iyi organize olmuş monarşiye atladı. Aynı anda yazı sanatı, anıtsal mimari ve son derece gelişmiş zanaat dalları doğdu,bunlar çok iyi örgütlenmiş, hatta şatafatlı bir uygarlığın belirtileridir. Tüm bunlar nispeten çok kısa bir sürede gerçekleşti. Yazı ve mimaride bu çeşit gelişmeler için arka zemin ya yoktur ya da çok azdır.”

Mısır’a, kültürlerini beraberlerinde getiren gelişmiş bir istilası olmuş mudur, bilmiyoruz. Ancak tarihin bu döneminde kesin olarak hiçbir şey söyleyemeyecek ölçüde çok bilinmezlikle karşılaşıyoruz. Tek bildiğimiz, ilkel insanların kendilerini, neredeyse birdenbire, başarılı ve zengin bir uygarlık içinde buluverdikleri. Sirius meselesi ile ilgili kanıtlar, diğer yazarların ele aldıkları yada ele alınmayı bekleyen diğer kanıtlarla birleştirilirse, şu anki uygarlığımızın, gelişmiş dünya dışı varlıkların ziyaretine çok şey borçlu olduğu fikri, ciddi bir ihtimale dönüşebilir. Uçan daireler ya da uzay giysili tanrılar tasarlamak gerekmez. Bence bu konu bugüne kadar yeterince yetkin biçimde ele alınmadı. Ama ziyaretçilerin nasıl geldikleri konusuna girmektense, en azından gezegenimizde bulunmuş olabileceklerini işaret eden kanıtlara yönelelim.
“Gizemin Ötesi” adlı kısımda, Sirius’tan gelen dünya dışı gezginler hakkında bazı ayrıntı ve ipuçları veriliyor. Ben bu gezginleri, su bulunan yerlerde yaşayabilen, yüzer-gezer varlıklar olarak düşündüm. Ancak tüm bunlar, tehlikeli olan spekülatif alanlara giriyor. Sağlam gerçeklere yaslanmak hem politikam hem de tabiatım oldu. Gerçekten sağlamlığı konusunda ileride de fikir edineceğiz. Şu anda masal gibi gelebilir. Hakikaten de gerçek, çoğu kez kurgudan daha çarpıcıdır.
Elinizdeki kitap bir soru yöneltiyor. Bir cevap sunmuyor, fakat öneriyor. En iyi sorular, uzun süre cevapsız kalan ve bizleri düşünce ve deney alanlarına götürenlerdir. Sirius Gizeminin bizi nerelere götüreceğini kim bilebilir? Ama gelin bir süre bu yolu izleyelim. En azından bir macera olacaktır.. (S: 71-75)
  • Gizli Telkinle Kur’an Terapisi.Kubilay Aktaş
  • 2012 Öncesi ve Sonrası.Öner Döşer
  • 2012 Evrenin Şifresi.Sri Ram Kaa.Kira Raa
  • Simgeler Sözlüğü.Esat Korkmaz
  • Eşikaltı Büyücüleri.Ahmet Şerif İzgören
  • PLATON BİR GÜN Kolunda Bir Ornitorenkle BARA GİRER…Thomas Cathcart&Daniel Klein
  • Küllerin Şöleni, Giordano Bruno
  • Diyaloglar .Giordano Bruno
  • Giardano Bruno Yakılan Kafirin Yaşamı Ve Felsefesi .Dinçer Yıldız

 


Giordano Bruno

1600 yılında ,yeni yüzyılın başlangıcında Katolik Kilisesi tarafından fikirleri  Hristiyanlık ilkeleriyle ters düştüğü için İsa’ya kurban edilmek adına diri diri yakılan büyük filozof.

Soylu bir ailenin çocuğu olarak 1548 yılında İtalya’nın Nola kasabasında dünyaya geldi. Onaltı yaşındayken Dominiken adını taşıyan bir tarikatta yer aldı. Kopernilus sistemiyle tanışınca, Bruno tarikat mensubu bir kişi olmaktan sıyrıldı ve buna bağlı olarak Hıristiyan inancıyla arasındaki bütün bağları koparttı. Kiliseye karşı bir sistem içinde yer aldığından din sapkınlığı ile suçlandı. Engizisyon baskısından kurtulmak için Roma’ya ardından Kuzey İtalya’ya kaçtı.

Dinsizlikle suçlandığı için hiçbir yerde kalıcı olarak yaşayamadı, sürekli gezdi. Cenevre’ye geçti, ardından Güney Fransa, Paris ve Londra’da devam etti yaşamına. 1582 yılında Sorbonne Üniversitesi’nde bir kürsü elde etti. Londra’da yapıtlarının bir bölümünü bastırdı. Londra’dan kısa bir süreliğine yine Paris’e geçen Bruno, bu defa da Almanya’ya gitti ve eserlerini yayımlatma çabalarını sürdürdü. Daha sonra Zurich’e geçen Bruno, bir İtalyan aristokrat tarafından Venedik’e davet edilince bu daveti kabul etti. Burada Galileo Galilei ile tanıştı. Ama Mocenigo adlı bu aristokrat’la çatışınca, onun tarafından Engizisyon’a teslim edildi. Ona, düşüncelerinden vazgeçmesi ve sonsuz evren görüşünün din sapkınlığı olduğunu kabul etmesi durumunda kilise tarafından affedileceği söylendi. Ama o, gördüğü bütün işkencelere karşın, görüşlerinden taviz vermedi ve ölüme mahkum edildi.

Ölüm kararını Bruno’ya bildiren yargıç, ondan şu cevabı almıştır: “Ölümümü bildirirken siz benden daha çok korkuyorsunuz”. Kilisenin bu kararı, 1600 yılının Şubat ayında, Roma’da Campo dei Fiori meydanında Bruno’nun diri diri yakılması ile yerine getirildi.

Bruno evrenin sonsuzluğu yanında evrenin birliği ilkesini de benimser. Buna göre Ortaçağ felsefesi’nde temel alınan gök ile yer ayrılığını rededer. Bruno; Tanrı’nın ve evrenin birbirinden farklı iki kavram olmadığı, ama aynı gerçekliğin iki sonsuz görünümü olduğunu kabul eder. Ona göre her şey Tanrısal kuvvetin görünüşüdür:

“Ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım. Aydınlık ve karanlık arasındaki, bilim ve cehalet arasındaki savaşa her yerde katıldım. Bundan dolayı her yerde zorlukla karşılaştım ve cehaletin babaları olan resmi akademisyenlerin yanı sıra kalın kafalı çoğunluğun öfkesinde hedef olarak yaşadım.”

Düşüncelerinin açıklanmasının kendisi için çok tehlikeli olduğunu bildiği halde, yukarıdaki cümlesinden de anlaşılacağı gibi, yazı ve konuşmalarında düşüncelerini hep böyle açıkça ifade etmiştir.