19 MART DOLUNAYI VE LİLİTH


Mart ayının Dolunayında  Güneş, Uranüs ve Lilith birleşerek  oluşturacakları yüksek enerjiyle Scheat sabit yıldızından da  güç alarak Ay’a meydan okuyacaklar.

Daha önce bir çok kez üzerinden geçmiştik Scheat ile ilgili.Pegasus takımyıldızında en can sıkıcı sabitlerden biridir diye bahsetmiştik. Evet tehlikeli bir ünü vardır  ama Merkür’ün üst oktavı olan Uranüs’ün bir çok kalitesini de kendinde taşıyan üstün zeka ve düşünce gücüne sahiptir fakat  bazen aşırı ve gereksiz gururun kurbanı olabilir.

Bu karşıtlığa kare açı yaparak duygusal provokasyon işlevi gören Ay düğümlerini unutmamak gerekir.

Ay düğümleri ruh ile fiziksel beden arasındaki bağdır. Ruhsal tekamül ve insiyatik aydınlanmanın simgesidir. Bu dünya formunda tekrar doğarken aynı topluluğa dahil olan  insanlar arasındaki psişik irtibatlarla alakalıdır. Yay/İkizler aksındaki Düğümlerin Ay- Güneş karşıtlığına yaptıkları kare açının çok büyük bir anlamı olduğunu düşünüyorum.

Güney Ay Düğümünün Polaris sabit yıldızı ile olan birlikteliği kendimizi geleceğe doğru yönlendirmemizi ve doğru yönü bulmamızı gerekli kılıyor. Polaris yön bulmakla alakalıdır ama hem Ay’a hem de Lilith ve Uranüs’le kavuşum halinde olan Güneş’e kare açı yapıyor. Bu enerji kişileri ne yöne gideceğini bilmez bir halde hissettirecek büyük bir ihtimalle.

Ve şimdi Lilith Uranüs’le kavuşuyor   Güneşle birlikte.

Güneş eril güçtür. Erkekleri, baba figürünü ve  devletin başındakileri temsil eder. Ay ise kadınlardır duygulardır  annedir. Toplumda ise halktır.

Erkeler ve devletin başındakiler  özgür, kendisini göstermekten çekinmeyen ve zarar vermeye müsait kadınlarla ilişkiye girerek diğer kadınlara ,topluma ve duygulara karşı gelmesini mi anlatıyor acaba bu Dolunay.

Yoksa yıllardır duygularını ve kendisini kapamış kadınların erkeklerinde desteğini alarak dışarıya çıkaracakları özgürlük isyanını  mı anlatıyor.

Her şekilde de kadınlar ön planda. Zarar veren ve zarar gören kadınlar.

Ay –Neptün arasında 150 derecelik açı, iyilik meleği gibi herkese yardım etmeye çalışan  ve bu uğurda kendini tüketen evdeki  kadınlarının çabalarının boşunalığını gösteriyor. Çünkü erkeğin yanında cinselliği kullanan gücünü bunun üzerine yoğunlaştırmış kadınlar var.

LİLİTH;

Ve başlangıçta Havva’dan önce Lilith vardı. Adem’in ilk karısı. Gizemli ve baştan çıkarıcı. Kanatları olan ateşli, tahrik edici karaktere sahip olan bir yaratık. Bir Tanrıça mı? Bir Şeytan mı? Yoksa onu takip edemeyen kaba toprak parçası Adem’in kendisine müdahale etmesinden hoşlanmayan bir kadın mı sadece? Kaynaklar onun hakkında neler söylüyor? Geçmiş ve gelecekte, Lilith hakkında bu kadar ilgi çekici olan şey nedir ki; çoğu zaman sevilmeyen, lanetlenmiş, zaman zaman Havva tarafından yeri doldurulan ve bazı zamanlar ise Tanrı’nın sağında oturan bu kadın popülerliğini yitirmiyor.

Lilith: Işığın bir meleği mi?

İsa’nın dişisi mi?

İlk kadın Şaman mı?

Neden Musevi – Hıristiyan erkek fantezileri

tarafından rahat bırakılmıyor?

Musevilik ve Hristiyanlık inançlarında Adem’in ilk eşidir. Tevrat’ın Yaradılış bölümünün

1. Bab’ında Âdem ile beraber bir dişi yaratıldığı, 2. Bölümde ise Âdem’in kaburga kemiğinden bir dişi yaratıldığı yazılıdır.

Tevrat’ta açıkça yer almamasına rağmen; birçok Musevi dini kaynağı 2. Bölümde sözü geçen dişinin Âdem’in 2. karısı olduğu, birinci bölümdekinin ise ilk karısı olan Lilith olduğuna inanırlar.

İnanışa göre Lilith, Âdem ile aynı zamanda ve aynı anda yaratıldığından Âdemin kendisine eşit olduğu görüşündedir (Yani Lilith Tarihin ilk FeministidirJ) bu sebeple de Âdem’e tabi olmayı şiddetle reddeder ve Tanrı’ya karşı çıkarak  asi olur  karşılığında ise cennetten uzaklaştırılır. Bundan sonra Tanrı Âdem’in kaburga kemiğinden Havva’yı yaratır. Havva erkeğinin bir parçasından yaratıldığından ona tabi olur.

Âdem ile Havva ilk günahı işleyip cennetten kovulduktan sonra çocukları olur Lilith bunu kıskanır ve bundan sonra ademoğullarından doğacak her bebeği öldürmeye ant içer.

İnanışa göre kötü bir ifrit haline gelen Lilith gece hava karanlıktan sonra yeni doğum yapmış evlere girerek lohusa kadınların bebeklerini boğmaktadır. Bu sebeple eskilerden günümüze kadar gelmiş bir inanışa göre Lohusa kadınlar akşamları evde yalnız bırakılmaz.

Aslında Lilith hakkında pek çok efsane ve öykü var. Örneğin Talmud’da (Tevrat’ın başta yazılı olmayıp, sonradan yazılı hale getirilen ikinci bölümü) ondan dişi bir şeytan olarak söz edilir. Bu rolüyle bir hayalet gibi yüzyıllarca tarih sayfalarında dolaşır. Kadın ve çocukları hedef alır, erkekleri baştan çıkararak onlara zarar verir. Yaptıkları bunlarla sınırlı değildir. Bir hayalet gibi kadınların beynine girip, erkeklerle eşit haklara sahip olma savaşını günümüze kadar sürdürür. Bazı efsanelerde de cadı suretinde çıkar karşımıza. Lilith’e hepsi birbirinden farklı, ancak hepsi de kötü yakıştırmaların niye yapıldığını anlayabilmek için geriye dönüp, dinler tarihine ve efsanelere bir göz atmak gerekiyor.

Lilith İbranice ‘de “geceye ait olan” anlamını taşır. Baştan çıkarıcı, fahişe, cadı, vampir, cinlerin başı, gece canavarı onun unvanlarından bazılarıdır. .. Adından da anlaşılacağı üzere, çağlar boyu kadınlara yakıştırılabilecek bütün olumsuz özelliklerin taşıyıcısı olmuş.

Saf, edilgen cinselliği ancak yasak meyveyi tadınca öğrenen Havva’nın tersine, en başından beri gücünün ve cinselliğinin bilincindedir ve yeri gelince kullanmaktan da çekinmez.

Kendi başına buyruk, zapt edilemez, denetlenemez olduğundan, özellikle tek tanrılı din adamlarının sürekli baskı altına almaya çalıştıkları bir kadın örneğidir. Aslında erkeğin kadına ve cinselliğe duyduğu korkunun bir simgesi de sayılabilir…

İyi ile kötüyü ayırt etmeyi sağlayan ağacın yasak meyvesinden yemediği için ölümsüz kalmış, cennetin yakınlarındaki bir dağ geçidinde Şeytanla birleşerek “Lilim” adı verilen çocuklar doğurmuştur.

Lilith ’in sembolü baykuştur. Şimdilerde modern çağlarda Lilith feminizmin simgesi haline geldi. Bu isimde dergiler çıktı, kafeler açıldı, sadece kadın müzisyenlerin katıldığı “Lilith Fair” adlı gezici müzik festivalleri düzenlendi, “ideal kadın” olarak tanımlanan Havva gibi olmak istemeyen kadınlar, tepkilerini dile getirmek için kız çocuklarına Lilith adını verdiler.

Artık burkalarından sıyrılmak isteyen çarşaflarından kurtulmak isteyen ve belki de bu yüzden çok canı yanacak olan kadınların sesini duyacağımızı düşünüyorum. Kendini göstermek isteyen kadınlar erkeklerinde desteğini alarak yeni bir başlangıç için belki de bir devrim yapacaklar.

Ve onlar da karşılarında gelenekçi, kendini erkeğine adayan ama hiçbir zaman taktir görmeyen kadınları mı bulacaklar:?

13 Mart 2011 Pazar

Arzu CENGİZ

Kaynaklar

Vera Zingsem, “Lilith”, Çeviren: Devrim Doğan Yüzer, İlya Yayıncılık
“Lilith” Focus Dergisi, Ocak 2004.
Leyla Erbil, “Cüce” novella, İş Bankası Kültür Yayınları, 2003.

Be Sociable, Share!